Çarşamba, Şubat 07, 2007

Fikirlerinizi Serbest Bırakın #

Seth Godin’in “Unleashing the Ideavirus” eserinden yola çıkarak 300küsür sayfayı hap şeklinde tek bir web
sayfasına özetledim:

Skimming the Ideavirus

Not:

  • Yazının sonunda “linkibol” için aldığımız birtakım stratejik kararlar, kitaptaki bilgilerin ışığında inceledim
  • Vaktim olursa Türkçe’sini de yazmayı düşünüyorum.

Görüşmek üzere.

Etiketler: , , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Cumartesi, Aralık 09, 2006

Blogunuzu Popülerleştirmenin Az Bilinen Yolları #

Daha doğrusu çoğumuzun az çok bildiği ama uygulamaya üşendiğimiz yollar ;)

Bir blog yazarı olarak tabii ki hedefiniz popüler olmak, blogosferde sözü geçen birisi haline gelmektir. Bunu da
başarabilirsiniz.

Fakat bunların yanısıra bazı ayrıntılara dikkat etmenizin blog trafiğinizde roket etkisi yapacağını fark edeceksiniz.

Daha çok kişinin blogunuzu ziyaret etmesini istiyor musunuz? O halde:

7. En Güncel Haberleri Bulan ve Duyuran Siz Olun

Haberler blogosferde orman yangını gibi yayılırlar. Eğer yayılan haber önemli, üzerinde konuşulan, pazarlamacıların deyimi ile "trendy" bir haber ise; yayılma hızı çok daha fazla olacaktır.

Şimdi bu haberi ilk verenin siz olduğunuzu düşünün. Haber hızla yayılacak ve haberi okuyan herkes sizin hakkınzda yazacak ve kaynak olarak size link verecektir.

Çoğu zaman, sizin gibi düşünen binlerce insan olduğu için, bir haberi ilk sizin vermeniz mümkün olmayabilir. Ama eğer doğru zamanı yakalarsanız
  • İnsanlar size bu güncel haberden dolayı link verecektir.

  • Daha da önemlisi, insanlar "acaba başka yenilikler bulur muyum?" düşüncesiyle blogunuzu düzenli olarak takip etmeye devam edecektir.
6. Haftasonları "da" Yazın

Büyük olasılıkla blogunuzun okuyucuları başka blogları da okuyorlar. Ortalıkta binlerce benzer blog olduğunu düşünürsek, okuyucu kitleniz büyük olasılıkla takip ettikleri blogların tamamını okuyamıyorlardır.

Eğer, haftasonları yani okuyucularınızın göreli olarak daha fazla zamanları olduğu günlerde blog yazılarınızı yayınlarsanız blogunuzun okunma olasılığını arttırırsınız.

Sektörünüzdeki bloglara bakın. Büyük olasılıkla çoğu haftasonları ileti göndermiyordur. Bazılarınız için zor gelebilir; ama eğer haftasonu blogunuza zaman ayırabilirseniz faydasını görürsünüz.

5. Zamandan Bağımsız İletiler Yazın

Yazdığınız yazılar, okuyucu ne zaman okursa okusun ona bir şeyler katabilsin.
Ömrü bir hafta olan magazin iletilerinin de trafik çekici yönü vardır; ama uzun ömürlü bir yazı blogunuz var olduğu sürece size yeni ziyaretçiler kazandıracaktır.

4. Yeni Birşeyler Öğretin

Blogunuzla okuyucularınızı eğitmeye ve yönlendirmeye çalışın. Böylelikle yazdığınız konularda saygınlığınız ve dolayısıyla okuyucu kitleniz artacaktır.

3. Sosyal Olun

Diğer blog yazarlarına e-posta gönderin. Beğendiğiniz bloglara yararlı ve katkı sağlayıcı yorumlar yazın.

2. Konu Seçerken Seçici Olun

Yazınızın viral olarak yayılması yani rahatlıkla geniş bir kitleyi etkileyebilmesi için;
  • dili basit olan.

  • teknik jargondan mümkün olduğunca uzak,

  • herkesin anlayabileceği,

  • başkalarının daha önceden önemsemediği (ama önemli) konulara parmak basan,

  • başlangıçta duygusal bir direnç, bir karşı çıkma, isyan ya da itiraz oluşturan,

  • ve en sonunda okuyucunun gün boyunca dünyaya farklı bir gözle bakmasını
    sağlayan
bir konu bulmaya çalışın.

1. cember blog'u takip etmeye devam edin.

cember blog; blogunuzu milyonlara eriştirmenize yardım etmek için kuruldu.
Eğer milyonlara erişmek istiyorsanız, doğru başlangıç noktasındasınız.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Çarşamba, Kasım 29, 2006

Blog Yazılarınızı Daha Çok Kişinin Okuması İçin Bir Yöntem #

Blogunuz ne kadar kaliteli olursa olsun; içeriğinizi düzgün biçimlendirememişseniz ve (aslında önemsiz gibi görünen) belli başlı anahtar noktalara dikkat etmemişseniz blogunuzu okuyan kişilerin sayısının gittikçe azaldığını farkedeceksiniz.

Peki iyi bir blog yazısında neler olmalı?

Açıklayıcı ve Anlamlı Başlıklar

Başlık okuyucunun zihninde oluşan ilk izlenimdir. Başlığı okur okumaz blog yazısının içeriğini aşağı yukarı ne olduğunu tahmin edebilmelidir.

Ters Piramid Şeklinde Yazın

Yani öncelikle ele alacağınız çekirdek fikri ana hatlarıyla anlatın; daha sonra detayları belirleyin.
Blog yazınızın ilk üç dört cümlesi, okuyucuların okumaya devam edip etmeme kararını aldıkları önemli bir sınırdır.

Linklerin Düzgün Kullanımı

Genellikle blog yazınızda kullanacağınız ilk link kullanıcıların en çok tıklayacğaı linktir. O nedenle bu link yazdığınız yazının ana linki olmalıdır. Başka bir nokta ise yazıda çok fazla link kullanımı okuyucunun dikkatini dağıtır.

Tabii ki yazınızdaki link sayısı, kullanım amacınıza göre değişebilir:
  • Eğer okuyucunun blogunuzu genel olarak tanımasını istiyorsanız yazınızda bol bol önceki iletilere link vererek okuyucunun genel bir fikir edinmesini sağlayabilirsiniz.

  • Tersine, eğer okuyucunun yazdığınız konuyu çok iyi kavramasını istiyorsanız, birkaç önemli anahtar noktal dışında link vermeniz doğru olmaz.

Yazı Uzunsa Arada Toparlayın

Ana fikirden tekrar bahsedin, okuyucunuz yazının ortasına doğru nerede olduğunu unutabilir; dağılabilir.

Yazınıza Akışkanlık Kazandırın
  • listeler,
  • resimler,
  • başlıklar, alt başlıklar,
  • yan notlar,
  • alıntılar,
  • simgeler,
  • renkler,
  • kalın ve yana yatık yazılar...
gibi pek çok öge ile yazınıza görsel bir akış, görsel bir ritm verebilirsiniz.

Gerek içerik olarak, gerekse görsel olarak yazınız monotonluktan ne kadar uzak olursa o kadar çok kişinin ilgisini çeker.

Tabii her şeyin fazlası zarar. Yazıya görsel bir akış kazandırmak ile blog iletinizi Rio Karnavalı'na çevirmek demek değil kesinlikle.

Genel kural: Ancak ve ancak Yaptığınız görsel eklenti/değişiklik bir mesaj iletiyor, yazıya farklı bir anlam katıyorsa ekleyin.

Güncellemeleri ve Değişiklikleri Belirtin

Diyelim bir ay sonra blog iletinizi değiştirdiniz. Neleri değiştirdiğinizi kısaca belirtin.
(ve de okuyucularınız blog iletinizde yanlış bir şeyler yakaladıysa derhal iletinizi güncelleyin).

Yayınlamadan önce tekrar, tekrar, tekrar... okuyun

Blog iletinizin imlası ne kadar düzgünse, kelimeleri ne kadar yerinde kullanmışsanız, dili ne kadar sürükleyiciyse; blogunuza da o kadar çok okuyucu gelecek demektir.

Özellikle önemsemediğinizden ya da fark etmediğinizden yaptığınız yazım hataları okuyucunun blogunuz üzerindeki ilk izlenimini ciddi anlamda etkiler. Blog yazarı iseniz, aynı zamanda "yazar"sınız demektir. Ve bir yazar en azından "de"leri, "ki"leri, "mi"leri ne zaman ayrı ne zaman bitişik yazacağını bilir; mümkün olduğunca öz Türkçe kelimeler kullanır; dili berrak ve akıcıdır. Öyledir, öyledir.

BONUS: linkibol blog araçları yardımıyla bloguna daha fazla okuyucu çekebilirsin ;)

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Cuma, Kasım 17, 2006

Blogunuza Yeni Okuyucular Çekmenin Sırrı #

Her blog yazarının hayatında özel bir gün vardır: bloguna ilk yazısını eklediği gün.

Eğer başkasının daha önceden başlattığı bir blogda konuk yazar olarak yazmıyorsanız; blogunuzu ilk başlattığınız sadece bir tane sadık okuyucunuz var demektir:

Evet siz!

Belki ilk birkaç gün kız/erkek arkadaşınıza, babanıza, arkadaşlarınıza haber verdiğiniz için bir miktar ziyaretçi gözleyebilirsiniz. Fakat blogunuza yeni kullanıcılar bulma çabanızı sadece yakın ve samimi çevrenizle; hatır-gönül ilişkileri ile sınırlarsanız kısa bir süre sonra yine kendi blogunuzu tek okuyan kendiniz olacaksınız demektir.

Aşağıdaki aşamaları takip ederek, blogunuz için kalıcı / sürekli / meraklı ve ilgili ve giderek genişleyen bir okuyucu kitlesi elde edebilirsiniz. Aşağıdaki adımları teker teker, sindire sindire yapmanızı tavsiye ederim. Bir adımı tam anlamıyla tamamladığınıza inanmadan bir sonrakine geçmeyin.

Unutmayın ki, bir blogun olgunlaşması aylar, hatta bazen yıllar alabilir. Sabırlı olmalısınız.

Emin olun, belirli bir noktadan sonra yeterli ivmeyi kazanacaksınız; kendi kendini besleyen yeterince büyük bir okuyucu kitleniz olacak; ve blogunuzu okuyucu kitleniz kulaktan kulağa yaymaya başlayacak; ve bu kadar yoğun çaba göstermeye ihtiyacınız kalmayacak. Fakat şimdilik biraz terleyeceğiz.

Kişisel deneyimim, günde 100-200 okuyuculuk bir trafiğe eriştiğiniz zaman kaliteli içerik sağlamaya devam ettiğinzi sürece yeni okuyucular kendiliğinden gelecektir. Asıl önemli olan ilk 200 sadık okuyucuyu elde edebilmek.

Nasıl mı?

1. En az beş tane doyurucu blog makalesi yazın.

"doyurucu" derken; 500-600 kelimeyi aşmayan, kendi ilgi alanınızla ilgili sıkıcı olmayan pratik ve kullanışlı bilgi ve tavsiyeler içeren yazılardan bahsediyorum. Mesela şu an okuduğunuz makale "doyurucu" kategorisine girebilir; çünkü blogunuza ivme kazandırmak için geçmeniz gereken kilometre taşlarına değinerek size farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Ne kadar çok "doyurucu" makaleniz varsa; blogunuz o kadar iyidir. Çünkü "doyurucu" makaleler kısa, öz, okuyucunun tam ihtiyacı olan ve zamandan bağımsız (herkesin her zaman ihtiyaç duyacağı referans şeklinde) yazılardır.

2. Her gün en az bir blog yazısı yazın

Her blog yazınızın doyurucu olmasına gerek yok. Fakat blogunuzu taze tutmak için her gün yeni içerik ekleyip; arada mümkün olduğu kadar da "doyurucu" nitelikte makaleler yazmalısınız.

Unutmayın ki blogunuzu henüz yeni açtınız, sizi daha ilk ziyaret edenlere ne kadar dinamik; kendini sürekli güncelleyen bir blog olduğunuzu göstermelisiniz. Öyle ki, blogunuzu bugün ziyaret eden bir kişi; yarın geldiğinde farklı ve etkileyici taze bir içerik bulacağından emin olmalı.

Eğer böyle olursa ziyaretçilerinizin blogunuzu sık kullandıkları linkler arasına ekleme, ya da rss beslemenize kayıt olma ihtimalleri artar.

Tabii ki bu tempoya sürekli devam etmek zorunda değilsiniz. Yukarıda sözü geçen 200-300 okuyucu limitine ulaştığınızda temponuzu bir miktar daha yavaşlatabilirsiniz (mesela her gün değil de, haftada bir). Fakat özellikle ilk birkaç ay hayli kritiktir ve her gün bir ileti yazmanız yararınıza olacaktır.

3. Yazdığınız konu ile tutarlı bir alan adınız olsun.

Yanlış anlaşılmasın, blogspot.com ya da blogcu.com tarzı "hosted" bir servis üzerinden de blogunuza devam edebilirsiniz. Ancak eğer blogunuzu kendi alanınızda barındırırsanız okuyucularınızda blog yazarlığını, mesleğiniz gibi giddiye alarak yaptığınız duygusunu pekiştirmiş olursunuz.

Bu blogu daha önce hiç okumadığınızı var sayın ve aşağıdaki adresleri karşılaştırın:
Sizce hangisi daha kurumsal; daha tutarlı; işini ciddiye alıyormuş izlenimi uyandırıyor?

Bence de.

Alabiliyorsanız kısa ve anlamlı bir alan adı alın. Mümkünse aldığınız alan adı ".com" ile bitsin ve 5-6 harfi geçmesin. (örneğin sarmal.com )

Şimdiki aklım olsa http://www.volkanozcelik.com/donkisot/ blogumu çok daha sade bir alan adı seçerek başlatırdım. Şu an arama motoru sıralamasını ciddi olarak etkileyeceği için böyle bir girişmde bulunamıyorum.

Uzun lafın kısası, alan adınıza en başta karar verin. Sonradan değiştirmeniz çok zor olabilir.

Kısa, akılda kalan, anlamlı ve yazdığınız konu ile bire bir örtüşen bir alan adı bulduysanız, iyi bir iş çıkardınız demektir :) (biliyorum kolay değil)

4. Diğer bloglarla tanışın

"doyurucu" makalelerinizi ve günlük taze makalelerinizi belirli bir tempo ile yayınlamaya başladıktan bir süre sonra (tercihen bir ay) dış dünyaya açılmaya hazırsınız demektir.

Dış dünya ile tanışmanın en kolay yolu ilgi alanızda blog yazan diğer blog yazarlarının yazdıklarını okumaktır. Başkalarının yazdıklarını okuyun; beğendiğiniz yazılara yorumlar yazın. Beğendiğiniz blog yazarlarına e-posta atın (herkes kendisini beğeni ile takip eden bir hayranından e-posta almaktan mutlu olur. utanmanıza, sıkılmanıza gerek yok)
Böylelikle bu yazarlar sizin blogunuzla daha yakından ilgilenecek; yazdıklarınızı takip etmeye başlayacaklardır.

Çoğu blog sistemi yazdığınız yorumla beraber sitenize/blogunuza bir link eklemenize izin verir. Eğer yoğun bir şekilde yorum yapan biri iseniz ve yorumlarınızda yazdıklarınız gerçekten değerli ise; kendi görüşlerinizi ve bakış açınızı yansıtıyorsa, insanlar sizin eserlerinizden daha fazla yararlanmak isteyecek ve bu link üzerinden blogunuza yönleneceklerdir.

İyi bir blog yazarı, sürekli aktif olmak zorundadır.

5. Blog okuyucularınızı blogunuza yorum eklemeleri içn yönlendirin.

Bir kişiyi sadık bir okuyucu olmaya ikna etmenin bir yolu da onların sadık olduklarını ve zaten yazdıklarınızı düzenli olarak takip ettiklerini ispatlamaları için bir fırsat vermenizdir.

Eğer blogunuzda yorumlar varsa, içeriğiniz yorum yapmaya değer demektir. Bu da okuyucuların merakını arttırır.

Blogunuza gelen yorumlara her zaman cevap vermeye özen gösterin. Böylelikle blogunuz monolog karakterinden çıkıp, daha sıcak bir paylaşım ortamına dönüşecektir. Bu da okuyucu sayınızı gözle görülür biçimde arttıracaktır.

6. Daha çok ve daha çok "doyurucu" makale yazın.

Yukarıdaki yöntemlerin hepsi eğer ortalıkta gerçekten doyurucu bir içerik varsa işe yarayacaktır. Kimse kendine değer katmayan bir yazıya yorum eklemek istemez. Kimse kendisi için bir şey bulmadığı bir blogu tekrar ziyaret etmek istemez. İçerik her şeyden önce gelir.

Mesela her haftasonu bir tane gerçekten doyurucu makale yazmayı hedefleyin. Böylelikle bir yılın sonunda elliden fazla kaliteli makale sahibi olmuş olacaksınız. Bu da blogunuza sürekli, zamandan bağımsız ve sayısı giderek artan bir okuyucu kitlesi kazandıracaktır.

...

Umarım, buraya kadar yazdıklarımı okurken sıkılmadınız. Blogunuza yeni okuyucular bulmak biraz da hem kendiniz hem de okuyucu kitleniz için neyin en iyi olduğunu tespit etmeye çalıştığınız bir deneme-yanılma serisidir. Eğer ciddi anlamda bu konu üzerinde düşünürseniz, hiç şüphem yok ki sizin için en uygun yöntemi bulacaksınız.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 





Geçmiş iletiler

RSS

RSS register icon

Arşiv

Çeşitli

Sponsor

Profil Bilgilerim

Diğer Bloglar

Eserlerim

Wikilerim

Önerdiğim Bağlantılar

Önerdiğim Tarayıcı

Sponsor

Dikkatimi Çekenler

blogger icon