Ne Log?
Yolculuğumuza en baştan, bebek adımlarıyla başlayacağımızı söylemiştim değil mi?
Öncelikle "blog"un ne olduğunu tanımlamakla başlayalım. Nedir blog?
Kafanız mı karıştı? Gerçekten de o kadar karmaşık değil. Olabilecek en basit açıklaması ile "blog; tarih sırasına göre düzenlenmiş sayfaları bulunan bir web sitesidir" diyebiliriz.
Şu an okuduğunuz yazı bir blog iletisidir. Başka bir örnek için bu bloga (benim diğer bir blogum) ya da buna (ingilizce) bakabilirsiniz.
Eh, artık deneyimli bir blog okuyucususunuz (en azından üç blog görmüş oldunuz değil mi ;) )
Tamam, blog bir "site"; peki konusu ne bu sitenin?
Biraz daha ayrıntı:
Blogların bilmem gereken önemli yerleri var mı?
Blogların genellikle birkaç ortak özelliği bulunur. Bu özellikleri kullanmayı bilirseniz; bir blog okuyucusu olarak bloglardan en verimli şekilde yararlanabilirsiniz.
Arşiv - Bir blogun ana sayfasına bakıp, sizin için pek de önemli şeylerin olmadığını düşünebilirsiniz. Birkaç "geçmiş ileti", diğer sitelere birkaç link ve onun dışında pek de bir şey yok. Fakat bu gördüğünüz buz dağının üst kısmıdır sadece. Bir blogun asıl değerli kısmı "arşiv" kısmıdır. İlgi duyduğunuz bir blogu gezinirken "arşiv" bölümüne de göz atmayı unutmayın.
Yorumlar - Tüm bloglarda yorum bölümü bulunmayabilir; ama çoğu blogun vardır. Bloglar tek kişinin başrol oynadığı monolog bir konuşma değildir. "Yorum ekle" linkine tıklayarak blog yazısı ile ilgili yorum / eleştiri ya da sorularınızı iletebilirsiniz. Dikkat ettiyseniz bu blogda da bir yorum ekleme linki var. Dilerseniz bu linki deneyip kendinizi kısaca tanıtabilirsiniz ya da bu blogdan beklentilerinizi, bu blog hakkındaki düşüncelerinizi iletebilirsiniz.
Islanmadan Yüzmeyi Öğrenemezsiniz
Blogların nasıl işlediğini öğrenmenin en güzel yolu birkaç tane blog okumaktır. Dilerseniz cember.net blog network bloglarından birkaçını gezinip, sevdiğiniz blogların adreslerini bir köşeye kaydedip, beğendiğiniz blog iletilerine düşüncelerinizi yorum olarak ekleyip deneyim kazanabilirsiniz.
Hatta daha da iyisi, kendi blogunuzu başlatabilirsiniz. (Tamam şu an gülüyor olabilirsiniz) Belki web/internet ile yeterince içli dışlı olmadığınızı; belki nereden başlamanız gerektiğini; ya da nasıl başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz.
Çekinmeyin. Ortalıkta onlarca ücretsiz blog hizmeti sağlayan site var. Bir blog açmanız en fazla birkaç dakikanızı alır. İlk blog iletinizi yazmanız en fazla yarım saatinizi alacaktır. Ve inanın; buna değer.
Blogculuk sadece gençlerin, teknoloji delilerinin yaptığı bir iş değil. Hatta blog yazarı olmak için kendinize ait kişisel bir bilgisayarınız olmasına bile gerek yok. Haftada bir ya da iki kere internete erişebilen herkes rahatlıkla bir blogu yönetebilir.
Dünyada gencinden yaşlısına milyonlarca kişi blog yazarlığı yapıyor. Technorati'ye göre dünyada 55 milyon blog var ve artıyor. Eğer o kadar zor olsaydı; bu kadar blog yazarı olmazdı.
Hâlâ kafanız mı karışık. En sevdiğiniz arama sitesinde "ücretsiz bloglar" konusunda bir arama yapmanız kafanızdaki kalan soru işaretlerini ayıklayacaktır.
Herkese mutlu bloglar.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Öncelikle "blog"un ne olduğunu tanımlamakla başlayalım. Nedir blog?
- Blog, (kıs. weblog) metin, resim, multimedia nesneleri (görüntü, ses) ve diğer verilerin kronolojik sıra ile sunulduğu bir web sayfası olarak tanımlanabilir.
- Blog, kişisel düşüncelerinizin ve web linklerinin tarih sırasına göre derlenmesine denebilir.
- Blog, web üzerinde tutulan bir günlük olarak düşünülebilir. Blogu güncelleme işlemine "blog yazmak"; blog yazanlara ise "blogcu" denir. Bloglara genellikle her gün yeni bir içerik yüklenir.
- Bloglar; blog yazılımları aracılığıyla az ya da hiç teknik alt yapısı olmayan kimselerce de rahatlıkla düzenlenebilen / güncellenebilen web siteleridir.
Kafanız mı karıştı? Gerçekten de o kadar karmaşık değil. Olabilecek en basit açıklaması ile "blog; tarih sırasına göre düzenlenmiş sayfaları bulunan bir web sitesidir" diyebiliriz.
Şu an okuduğunuz yazı bir blog iletisidir. Başka bir örnek için bu bloga (benim diğer bir blogum) ya da buna (ingilizce) bakabilirsiniz.
Eh, artık deneyimli bir blog okuyucususunuz (en azından üç blog görmüş oldunuz değil mi ;) )
Tamam, blog bir "site"; peki konusu ne bu sitenin?
Biraz daha ayrıntı:
- Bloglar genellikle (ama her zaman değil) bir kişi tarafından yazılırlar ve düzenli olarak güncellenirler.
- Bloglar genellikle (ama her zaman değil) bir konu ya da bir tema çevresinde yazılırlar.
- Bloglarda konu için hiç bir sınır yoktur: fotoğrafçılıktan, ruhsal zindeliğe; girişimcilikten, hobilerimize, gezi yerlerine, yemek reçetelerine... kadar hayal edebileceğiniz her konuda blog yazılabilir.
Blogların bilmem gereken önemli yerleri var mı?
Blogların genellikle birkaç ortak özelliği bulunur. Bu özellikleri kullanmayı bilirseniz; bir blog okuyucusu olarak bloglardan en verimli şekilde yararlanabilirsiniz.
Arşiv - Bir blogun ana sayfasına bakıp, sizin için pek de önemli şeylerin olmadığını düşünebilirsiniz. Birkaç "geçmiş ileti", diğer sitelere birkaç link ve onun dışında pek de bir şey yok. Fakat bu gördüğünüz buz dağının üst kısmıdır sadece. Bir blogun asıl değerli kısmı "arşiv" kısmıdır. İlgi duyduğunuz bir blogu gezinirken "arşiv" bölümüne de göz atmayı unutmayın.
Yorumlar - Tüm bloglarda yorum bölümü bulunmayabilir; ama çoğu blogun vardır. Bloglar tek kişinin başrol oynadığı monolog bir konuşma değildir. "Yorum ekle" linkine tıklayarak blog yazısı ile ilgili yorum / eleştiri ya da sorularınızı iletebilirsiniz. Dikkat ettiyseniz bu blogda da bir yorum ekleme linki var. Dilerseniz bu linki deneyip kendinizi kısaca tanıtabilirsiniz ya da bu blogdan beklentilerinizi, bu blog hakkındaki düşüncelerinizi iletebilirsiniz.
Islanmadan Yüzmeyi Öğrenemezsiniz
Blogların nasıl işlediğini öğrenmenin en güzel yolu birkaç tane blog okumaktır. Dilerseniz cember.net blog network bloglarından birkaçını gezinip, sevdiğiniz blogların adreslerini bir köşeye kaydedip, beğendiğiniz blog iletilerine düşüncelerinizi yorum olarak ekleyip deneyim kazanabilirsiniz.
Hatta daha da iyisi, kendi blogunuzu başlatabilirsiniz. (Tamam şu an gülüyor olabilirsiniz) Belki web/internet ile yeterince içli dışlı olmadığınızı; belki nereden başlamanız gerektiğini; ya da nasıl başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz.
Çekinmeyin. Ortalıkta onlarca ücretsiz blog hizmeti sağlayan site var. Bir blog açmanız en fazla birkaç dakikanızı alır. İlk blog iletinizi yazmanız en fazla yarım saatinizi alacaktır. Ve inanın; buna değer.
Blogculuk sadece gençlerin, teknoloji delilerinin yaptığı bir iş değil. Hatta blog yazarı olmak için kendinize ait kişisel bir bilgisayarınız olmasına bile gerek yok. Haftada bir ya da iki kere internete erişebilen herkes rahatlıkla bir blogu yönetebilir.
Dünyada gencinden yaşlısına milyonlarca kişi blog yazarlığı yapıyor. Technorati'ye göre dünyada 55 milyon blog var ve artıyor. Eğer o kadar zor olsaydı; bu kadar blog yazarı olmazdı.
Hâlâ kafanız mı karışık. En sevdiğiniz arama sitesinde "ücretsiz bloglar" konusunda bir arama yapmanız kafanızdaki kalan soru işaretlerini ayıklayacaktır.
Herkese mutlu bloglar.
Etiketler: yenibaşlayanlar
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Perşembe, Kasım 02, 2006



0 Yorum
Yorum Gönder
<< Ana Sayfa