Blog Yazarlığı Size Göre Mi, Değil Mi?
Blog yazarlığı, online içerik üretimi konusunda değeri tartışılmaz bir yöntem. Bloglar kendi bilgi, deneyim ve düşüncelerinizi dünyanın geri kalanı ile paylaşabilmeniz için harika bir iletişim aracı. Peki blog yazmak size göre mi?
Emin olmak için kişiliğinizi, deneyimlerinizi ve blog yazarlığından ne umduğunuzu çok iyi incelemeniz gerekli. Belki blog yerine bir wiki, bir forum ya da statik bir web sayfasına ihtiyacınız vardır; ya da blog yazarı olmak o kadar da size göre değildir. Karar vermeden önce bir blog yazarında olması gereken bazı özelliklerin üzerinden geçelim:
Bloglar genel olarak yazınsal bir ortamdır. Eğer yazı yazmayı sevmiyorsanız; büyük olasılıkla blog yazarlığından da pek hoşlanmayacaksınız demektir.
Okuyucularınıza iletmek istediğiniz mesaj nedir?
İyi bir blog yazarı blogunda sürekli ve belirgin bir mesaj iletir; konudan konuya atlamaz. Örneğin bu blog'da sesinizi milyonlara duyurmak için nelere dikkat etmeniz gerektiği mesajı üzerinde duruluyor. Bir mesaj iletmek istiyor musunuz? Bir mesaj iletmeye ihtiyacınız var mı? Bu mesajı belirgin ve güçlü bir şekilde aktarabilecek misiniz? Daha da önemlisi ileteceğiniz bir mesajınız var mı?
Blogculuğun neye benzediğini denemek için bir blog başlatmak eğlenceli olabilir; ama zamanınızı boşa harcamak da olabilir.
İletişim konusunda başarılı mısınız?
Blog yazmak için güçlü iletişim becerileri şart değil. Fakat en azından blogunuzda yazdıklarınıza gelecek olumsuz yorumları nesnel olarak değerlendirecek olgunlukta olmanız gerekir.
Web sitenizin odak noktası olmaya hazır mısınız?
Bloglar etraflarında bir topluluk oluşturmak için yararlı olsalar da genellikle tek kişi etrafına inşa edilmiş bir monolog özelliği gösterirler. Eğer herkesin ortaya konuştuğu; belirgin bir kişinin merkez karakter olmadığı bir uygulama peşindeyseniz blog yerine belki de bir forum ya da wiki kurmayı tercih edebilirsiniz.
Kendi kendinizi motive edebilir misiniz?
Bir blog başlatmak en fazla on dakikanızı alır. Fakat belirli bir konuda düzenli ve sürekli olarak katkıda bulunmak ciddi bir motivasyon gerektirir. Bu motivasyonu kendinizde bulabiliyor musunuz?
Zamanınız var mı?
Blogunuzu düzenli olarak güncelleyeceğinize göre ciddi bir zamana ihtiyacınız var demektir. Şu an aktif olarak yazdığım dört blogum var. Bu bloglara günaşırı yeni içerik ekliyorum ve her bir yazıyı son haline getirmem ortalama 2-3 saatimi alıyor. Bu da haftada 20-25 saatimi doğrudan blog yazarlığına ayırmam demek (ki şu an sürekli yaza yaza epey hızlandım, eskiden bir yazı için bir tam gün uğraştığım oluyordu).
Tüm bunların yanısıra blogunuza gelen yorumları düzenlemek; blogunuzun takipçilerinden gelen e-postalara cevaplamak; ilgi alanınız dahilindeki diğer blog yazarlarının yazdıklarını okumak; diğer blog yazarları ile bağlantıya geçmek (network kurmak) de başarılı bir blog yazarı olmak için yapmanız gerekenler arasında.
Eğer etkileyici bir blog yazmak istiyorsanız; bu blog için emek harcamanız gerekli. Blogunuza yeterli emeği verebilecek misiniz?
Eleştirilere açık mısınız?
Bir blog başlattığınızda, birileri mutlaka sizin hakkınızda ya da yazdıklarınız hakkında bir şeyler yazacaktır. Eğer yazılanlar olumlu yorumlarsa bu harika bir şey tabii ki - Fakat (bazen adil olmayacak şekilde) eleştirilmeniz ve iğnelenmeniz de mümkün. Deriniz ne kadar kalın? Eleştirileri soğuk kanlılıkla, sinirlenmeden ve aşırı tepkisel davranmadan karşılayacak olgunlukta mısınız?
Toplumun gözünün önünde durmak; bir topluluğun davranış biçimini şekillendirmek size göre mi?
Blog yazarlığı bir bakıma toplumsal bir eylemdir. Her yazınızda kendinizi başkalarının gözlerinin önünde tutarsınız. Okuyucularını sizi, kelimeleriniz, yaşam biçiminizi incelerler. Bazıları sizi daha çok; daha yakından tanımak ister.
Blog yazarları pop star değildir. Ama kendinizi her gün tanımadığınız bir topluluğun önüne atmak bazılarınız için rahatsız edici bir duygu olabilir.
Yazdıklarınızla öyle ya da böyle insanları yönlendirirsiniz. Ve tanınmışlığınız arttıkça insanlar üzerindeki yönlendirici etkiniz de artar. Bu sorumluluğun sonuçları ile birlikte yaşamaya hazır mısınız?
Teknik konularla aranız nasıl?
Bu blogda minimalist ve takip edilmesi kolay bir tema tasarladım. Boş alanları ve beyaz rengini cesurca kullanarak gözü daha az rahatsız eden, takip edilmesi ve okuması kolay ve eğlenceli bir tasarım yakalamaya çalıştım. Fark ettiyseniz bu blogun tasarımı kendine özgün ve ortalıkta bulunan hazır şablonlardan hiç birine benzemiyor.
Blog yazarı olmak için fazla teknik ayrıntı bilmenize gerek yok. Fakat ne kadar teknik detay öğrenirseniz blogunuzu o kadar okuyucularınızın ihtiyacı doğrultusunda şekillendirebilirsiniz.
Eğer bu tarz biri değilseniz, bu işlerden anlayan bir arkadaş edinmeniz yararlı olabilir. ([reklam]blog tasarımı konusunda profesyonel destek almak isterseniz benimle bağlantıya geçebilirsiniz.[/reklam] )
Hayatı fazla ciddiye alan biri misiniz?
Evet hayat ciddidir, ama bazen komiktir de. Başarılı blog yazarlarında gözlemlediğim genel bir özellik; mizah duygularının güçlü olması. Özeleştiriye açık mısınız, hayatla bazen dalga geçebiliyor musunuz? Bazen kendi kendinize gülebiliyor musunuz? Blog yazmak Vogonlara göre değildir.
Ara sıra tevazu ve yüksek ego arasında gidip geliyor musunuz?
Mizahın yanısıra blog yazarı için olmazsa olmaz bir özellik de alçakgönüllülüktür. Fakat sağlıklı bir egonuz olması ve birey olarak ne kadar önemli ve değerli olduğunuzun bilincinde olmanız da önemlidir. Bu iki karşıt kutup arasında dengeyi sağlamak hiç de kolay değildir. Ama üzerinde çalışmanız gerek blog yazarlığı maceranızda gerekse reel dünyada yararınıza olacaktır.
Sürekli öğrenmek, bilgiyi aramak, bilgiye ulaşmak size göre mi?
Blog yazarlığı --bence-- herkesin bir şeyler bildiği ama hiç kimsenin her şeyi bilmediği bir macera. Sürekli öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye; diğer blog yazarları ile bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmaya hazır mısınız?
Okumaktan hoşlanır mısınız?
Blog yazarı iseniz kaleminizin kuvvetli olması yararınızadır. Fakat bundan daha önemlisi diğer blog yazarlarının yazdıklarını sıkılmadan okuyabilme sabrına sahip olmaktır. Kendi bloglarım için konuşursam; kendi alanımdaki blogları okuduğum her 10 saat için 1 saatlik blog yazısı üretiyorum diyebilirim. Okumayı seviyor musunuz? Yoğun bir okuma temposuna hazır mısınız?
Düzenli misiniz?
Kesinlikle eminim ki çoğu blog yazarı (ben dahil) tamamen kaotik davranıyor. Fakat özellikle birden fazla blog yazıyorsanız (neden birden fazla blog yazmanız gerektiğine ileride değineceğiz) bir miktar kendi kendinizi organize etmeniz gerekebiliyor. Ne kadar düzenli olursanız; zamanınızı o kadar verimli kullanırsınız. Ve konu blog yazarlığı ise zaman sizin için altın değerindedir.
Sosyal misiniz?
Blog takipçileri bir şekilde blog yazarları ile bağlantıda olmak isteğinde olacaktır. Blogunuza olan ilgi arttıkça okuyucularını e-posta, yorumlar, MSN, googletalk vb. aracılığıyla sizinle bağlantıya geçmeye çalışacaklardır. Okuyucularınızla yakın ve sıcak bir ilişki içerisinde olmak sizi rahatsız eder mi? Tanımadığınız kimselerle etkileşimde bulunurken rahat değilseniz; blog yazarlığı sizin için zorlayıcı bir deneyim olabilir.
Sanal ilişkilerden hoşlanır mısınız?
Kendini sosyal olarak gören çoğu insan, online ilişkilere gelince tam bir felaket olabilir. Bazıları e-posta ya da IM yerine yüz yüze konuşurken çok daha rahattırlar; karşılarında kanlı canlı bir insan görmeden rahat iletişim kuramazlar. Eğer hiç tanımadığınız kimselerle rahatlıkla konuşabiliyor; birlikte çalışabiliyor ve bir şeyler üretebiliyorsanız; blogunuzda da benzer ilişkiler yaşadığınızda zorlanmayacaksınız demektir.
Yaratıcı mısınız?
Her gün, her gün aynı konu üzerinde bir şeyler yazmak için yaratıcılık olmazsa olmaz bir avantajdır.
Bunun yanısıra web karmakarışık bir bilgi yığını. Blogosfer (blogcuların yaşadığı sanal ortam) ise daha karmaşık bir bilgi yığını. Topluluğun önüne çıkmak; dikkat çekmek için farklılaşmanız şart (buna da sonraki yazılarda değineceğiz).
Farklı ve şaşırtıcı olmak içinse yaratıcı olmanız mutlaka gerekli.
Sabırlı mısınız?
Blogu yazmaya başlar başlamaz okuyucuların blogunuza akın edeceğini düşünüyorsanız, bir daha düşünün. Bazı bloglar daha başlangıç aşamasında yoğun bir okuyucu ilgisi ile karşılaşır; ama çoğu blogun beklenen olgunluğa ulaşması aylar hatta yıllar sürebilir. Uzun vadede blog yazarlığı yapacak istek ve motivasyonu kendinizde buluyor musunuz?
Tutarlı mısınız?
Çoğu blogun başarısız olmasının, doğru dürüst bir takipçi kitlesi edinememesinin en önemli nedeni belirli bir konuda odaklanmamalarıdır.
Düşünün; bir gün en son AJAX teknolojileri, bir gün toplumsal çöküntü, başka bir gün göçmen kuşlardan, bir sonraki gün sabah kahvaltısından, ondan sonraki gün ise haftasonu yaptığı trekking'den bahseden bir blogcu kime hitap ediyordur sizce?
Doğru. hiç kimseye!
Sizin zamanınız değerli olduğu kadar okuyucularınızın zamanı da değerlidir.
Eğer okuyucunuz blogunuza geldiğinde ne ile karşılaşacağını bilmiyorsa, tekrar blogunuzu kolay kolay ziyaret etmeyecektir.
Uzun lafın kısası; blogunuz için bir konu belirleyin ve bu konuya sadık kalın. Farklı bir konuda yazı yazmak istiyorsanız farklı bir blog başlatın. Blog yazarlığında başarılı olmanın bence en önemli şartı bu: tutarlılık.
Dürüst müsünüz?
Gerçek hayatta sır saklamak ya da iki yüzlü olmak oldukça kolay olabilir. Fakat blogosfer'de herkesin gözü birbirinin üzerindedir. Yazdığınız her yazı onlarca blog yazarı tarafından okunur ve değerlendirilir. Çelişkili davranmayın; ve eğer yazdıklarınızda çelişen noktalar varsa bu noktalara açıklık getirin. Kısacası açık, berrak ve dürüst olun.
Yoğun bir çalışma temposuna, karşılık beklemeksizin emek harcamaya hazır mısınız?
Blogunuzu ön plana çıkarmak ve milyonlara erişmek amacında iseniz bu yolda çok çalışmanız gerektiğinin bilincinde olmanız gerekli. Blogunuzu herkesin ilgi ve merakla takip edeceği bir iletişim kanalına çevirme yolunda elimden gelen bilgi ve deneyimimi paylaşacağım. Ama bu konuda sizin de yoğun bir çaba göstermeniz gerekiyor. Çalışkan biri misiniz?
...
Eğer bu soruların çoğunluğuna çekinmeden, düşünmeden ve dürüstçe EVET cevabını verebiliyorsanız blog yazarlığı tam size göre bir iş demektir.
Eğer bu konuya eklemek istediğiniz başka orjinal yorum ve düşünceleriniz varsa dinlemekten mutluluk duyarım.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Emin olmak için kişiliğinizi, deneyimlerinizi ve blog yazarlığından ne umduğunuzu çok iyi incelemeniz gerekli. Belki blog yerine bir wiki, bir forum ya da statik bir web sayfasına ihtiyacınız vardır; ya da blog yazarı olmak o kadar da size göre değildir. Karar vermeden önce bir blog yazarında olması gereken bazı özelliklerin üzerinden geçelim:
Başlamadan önce; amacım sizi milyonlara eriştirmek. Bazılarınız "ipler bu kadar da sıkı tutulmaz ki" diyebilir. Fakat başlangıçta temeli ne kadar ciddi ve sağlam atarsanız, onun üzerine inşa edeceğiniz yapı da o denli uzun ömürlü ve etkileyici olur.Yazı yazmayı sever misiniz?
Bloglar genel olarak yazınsal bir ortamdır. Eğer yazı yazmayı sevmiyorsanız; büyük olasılıkla blog yazarlığından da pek hoşlanmayacaksınız demektir.
Okuyucularınıza iletmek istediğiniz mesaj nedir?
İyi bir blog yazarı blogunda sürekli ve belirgin bir mesaj iletir; konudan konuya atlamaz. Örneğin bu blog'da sesinizi milyonlara duyurmak için nelere dikkat etmeniz gerektiği mesajı üzerinde duruluyor. Bir mesaj iletmek istiyor musunuz? Bir mesaj iletmeye ihtiyacınız var mı? Bu mesajı belirgin ve güçlü bir şekilde aktarabilecek misiniz? Daha da önemlisi ileteceğiniz bir mesajınız var mı?
Blogculuğun neye benzediğini denemek için bir blog başlatmak eğlenceli olabilir; ama zamanınızı boşa harcamak da olabilir.
İletişim konusunda başarılı mısınız?
Blog yazmak için güçlü iletişim becerileri şart değil. Fakat en azından blogunuzda yazdıklarınıza gelecek olumsuz yorumları nesnel olarak değerlendirecek olgunlukta olmanız gerekir.
Web sitenizin odak noktası olmaya hazır mısınız?
Bloglar etraflarında bir topluluk oluşturmak için yararlı olsalar da genellikle tek kişi etrafına inşa edilmiş bir monolog özelliği gösterirler. Eğer herkesin ortaya konuştuğu; belirgin bir kişinin merkez karakter olmadığı bir uygulama peşindeyseniz blog yerine belki de bir forum ya da wiki kurmayı tercih edebilirsiniz.
Kendi kendinizi motive edebilir misiniz?
Bir blog başlatmak en fazla on dakikanızı alır. Fakat belirli bir konuda düzenli ve sürekli olarak katkıda bulunmak ciddi bir motivasyon gerektirir. Bu motivasyonu kendinizde bulabiliyor musunuz?
Zamanınız var mı?
Blogunuzu düzenli olarak güncelleyeceğinize göre ciddi bir zamana ihtiyacınız var demektir. Şu an aktif olarak yazdığım dört blogum var. Bu bloglara günaşırı yeni içerik ekliyorum ve her bir yazıyı son haline getirmem ortalama 2-3 saatimi alıyor. Bu da haftada 20-25 saatimi doğrudan blog yazarlığına ayırmam demek (ki şu an sürekli yaza yaza epey hızlandım, eskiden bir yazı için bir tam gün uğraştığım oluyordu).
Tüm bunların yanısıra blogunuza gelen yorumları düzenlemek; blogunuzun takipçilerinden gelen e-postalara cevaplamak; ilgi alanınız dahilindeki diğer blog yazarlarının yazdıklarını okumak; diğer blog yazarları ile bağlantıya geçmek (network kurmak) de başarılı bir blog yazarı olmak için yapmanız gerekenler arasında.
Eğer etkileyici bir blog yazmak istiyorsanız; bu blog için emek harcamanız gerekli. Blogunuza yeterli emeği verebilecek misiniz?
Eleştirilere açık mısınız?
Bir blog başlattığınızda, birileri mutlaka sizin hakkınızda ya da yazdıklarınız hakkında bir şeyler yazacaktır. Eğer yazılanlar olumlu yorumlarsa bu harika bir şey tabii ki - Fakat (bazen adil olmayacak şekilde) eleştirilmeniz ve iğnelenmeniz de mümkün. Deriniz ne kadar kalın? Eleştirileri soğuk kanlılıkla, sinirlenmeden ve aşırı tepkisel davranmadan karşılayacak olgunlukta mısınız?
Toplumun gözünün önünde durmak; bir topluluğun davranış biçimini şekillendirmek size göre mi?
Blog yazarlığı bir bakıma toplumsal bir eylemdir. Her yazınızda kendinizi başkalarının gözlerinin önünde tutarsınız. Okuyucularını sizi, kelimeleriniz, yaşam biçiminizi incelerler. Bazıları sizi daha çok; daha yakından tanımak ister.
Blog yazarları pop star değildir. Ama kendinizi her gün tanımadığınız bir topluluğun önüne atmak bazılarınız için rahatsız edici bir duygu olabilir.
Yazdıklarınızla öyle ya da böyle insanları yönlendirirsiniz. Ve tanınmışlığınız arttıkça insanlar üzerindeki yönlendirici etkiniz de artar. Bu sorumluluğun sonuçları ile birlikte yaşamaya hazır mısınız?
Teknik konularla aranız nasıl?
Bu blogda minimalist ve takip edilmesi kolay bir tema tasarladım. Boş alanları ve beyaz rengini cesurca kullanarak gözü daha az rahatsız eden, takip edilmesi ve okuması kolay ve eğlenceli bir tasarım yakalamaya çalıştım. Fark ettiyseniz bu blogun tasarımı kendine özgün ve ortalıkta bulunan hazır şablonlardan hiç birine benzemiyor.
Blog yazarı olmak için fazla teknik ayrıntı bilmenize gerek yok. Fakat ne kadar teknik detay öğrenirseniz blogunuzu o kadar okuyucularınızın ihtiyacı doğrultusunda şekillendirebilirsiniz.
Eğer bu tarz biri değilseniz, bu işlerden anlayan bir arkadaş edinmeniz yararlı olabilir. ([reklam]
Hayatı fazla ciddiye alan biri misiniz?
Evet hayat ciddidir, ama bazen komiktir de. Başarılı blog yazarlarında gözlemlediğim genel bir özellik; mizah duygularının güçlü olması. Özeleştiriye açık mısınız, hayatla bazen dalga geçebiliyor musunuz? Bazen kendi kendinize gülebiliyor musunuz? Blog yazmak Vogonlara göre değildir.
Ara sıra tevazu ve yüksek ego arasında gidip geliyor musunuz?
Mizahın yanısıra blog yazarı için olmazsa olmaz bir özellik de alçakgönüllülüktür. Fakat sağlıklı bir egonuz olması ve birey olarak ne kadar önemli ve değerli olduğunuzun bilincinde olmanız da önemlidir. Bu iki karşıt kutup arasında dengeyi sağlamak hiç de kolay değildir. Ama üzerinde çalışmanız gerek blog yazarlığı maceranızda gerekse reel dünyada yararınıza olacaktır.
Sürekli öğrenmek, bilgiyi aramak, bilgiye ulaşmak size göre mi?
Blog yazarlığı --bence-- herkesin bir şeyler bildiği ama hiç kimsenin her şeyi bilmediği bir macera. Sürekli öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye; diğer blog yazarları ile bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmaya hazır mısınız?
Okumaktan hoşlanır mısınız?
Blog yazarı iseniz kaleminizin kuvvetli olması yararınızadır. Fakat bundan daha önemlisi diğer blog yazarlarının yazdıklarını sıkılmadan okuyabilme sabrına sahip olmaktır. Kendi bloglarım için konuşursam; kendi alanımdaki blogları okuduğum her 10 saat için 1 saatlik blog yazısı üretiyorum diyebilirim. Okumayı seviyor musunuz? Yoğun bir okuma temposuna hazır mısınız?
Düzenli misiniz?
Kesinlikle eminim ki çoğu blog yazarı (ben dahil) tamamen kaotik davranıyor. Fakat özellikle birden fazla blog yazıyorsanız (neden birden fazla blog yazmanız gerektiğine ileride değineceğiz) bir miktar kendi kendinizi organize etmeniz gerekebiliyor. Ne kadar düzenli olursanız; zamanınızı o kadar verimli kullanırsınız. Ve konu blog yazarlığı ise zaman sizin için altın değerindedir.
Sosyal misiniz?
Blog takipçileri bir şekilde blog yazarları ile bağlantıda olmak isteğinde olacaktır. Blogunuza olan ilgi arttıkça okuyucularını e-posta, yorumlar, MSN, googletalk vb. aracılığıyla sizinle bağlantıya geçmeye çalışacaklardır. Okuyucularınızla yakın ve sıcak bir ilişki içerisinde olmak sizi rahatsız eder mi? Tanımadığınız kimselerle etkileşimde bulunurken rahat değilseniz; blog yazarlığı sizin için zorlayıcı bir deneyim olabilir.
Sanal ilişkilerden hoşlanır mısınız?
Kendini sosyal olarak gören çoğu insan, online ilişkilere gelince tam bir felaket olabilir. Bazıları e-posta ya da IM yerine yüz yüze konuşurken çok daha rahattırlar; karşılarında kanlı canlı bir insan görmeden rahat iletişim kuramazlar. Eğer hiç tanımadığınız kimselerle rahatlıkla konuşabiliyor; birlikte çalışabiliyor ve bir şeyler üretebiliyorsanız; blogunuzda da benzer ilişkiler yaşadığınızda zorlanmayacaksınız demektir.
Yaratıcı mısınız?
Her gün, her gün aynı konu üzerinde bir şeyler yazmak için yaratıcılık olmazsa olmaz bir avantajdır.
Bunun yanısıra web karmakarışık bir bilgi yığını. Blogosfer (blogcuların yaşadığı sanal ortam) ise daha karmaşık bir bilgi yığını. Topluluğun önüne çıkmak; dikkat çekmek için farklılaşmanız şart (buna da sonraki yazılarda değineceğiz).
Farklı ve şaşırtıcı olmak içinse yaratıcı olmanız mutlaka gerekli.
Sabırlı mısınız?
Blogu yazmaya başlar başlamaz okuyucuların blogunuza akın edeceğini düşünüyorsanız, bir daha düşünün. Bazı bloglar daha başlangıç aşamasında yoğun bir okuyucu ilgisi ile karşılaşır; ama çoğu blogun beklenen olgunluğa ulaşması aylar hatta yıllar sürebilir. Uzun vadede blog yazarlığı yapacak istek ve motivasyonu kendinizde buluyor musunuz?
Tutarlı mısınız?
Çoğu blogun başarısız olmasının, doğru dürüst bir takipçi kitlesi edinememesinin en önemli nedeni belirli bir konuda odaklanmamalarıdır.
Düşünün; bir gün en son AJAX teknolojileri, bir gün toplumsal çöküntü, başka bir gün göçmen kuşlardan, bir sonraki gün sabah kahvaltısından, ondan sonraki gün ise haftasonu yaptığı trekking'den bahseden bir blogcu kime hitap ediyordur sizce?
Doğru. hiç kimseye!
Sizin zamanınız değerli olduğu kadar okuyucularınızın zamanı da değerlidir.
Eğer okuyucunuz blogunuza geldiğinde ne ile karşılaşacağını bilmiyorsa, tekrar blogunuzu kolay kolay ziyaret etmeyecektir.
Uzun lafın kısası; blogunuz için bir konu belirleyin ve bu konuya sadık kalın. Farklı bir konuda yazı yazmak istiyorsanız farklı bir blog başlatın. Blog yazarlığında başarılı olmanın bence en önemli şartı bu: tutarlılık.
Dürüst müsünüz?
Gerçek hayatta sır saklamak ya da iki yüzlü olmak oldukça kolay olabilir. Fakat blogosfer'de herkesin gözü birbirinin üzerindedir. Yazdığınız her yazı onlarca blog yazarı tarafından okunur ve değerlendirilir. Çelişkili davranmayın; ve eğer yazdıklarınızda çelişen noktalar varsa bu noktalara açıklık getirin. Kısacası açık, berrak ve dürüst olun.
Yoğun bir çalışma temposuna, karşılık beklemeksizin emek harcamaya hazır mısınız?
Blogunuzu ön plana çıkarmak ve milyonlara erişmek amacında iseniz bu yolda çok çalışmanız gerektiğinin bilincinde olmanız gerekli. Blogunuzu herkesin ilgi ve merakla takip edeceği bir iletişim kanalına çevirme yolunda elimden gelen bilgi ve deneyimimi paylaşacağım. Ama bu konuda sizin de yoğun bir çaba göstermeniz gerekiyor. Çalışkan biri misiniz?
...
Eğer bu soruların çoğunluğuna çekinmeden, düşünmeden ve dürüstçe EVET cevabını verebiliyorsanız blog yazarlığı tam size göre bir iş demektir.
Eğer bu konuya eklemek istediğiniz başka orjinal yorum ve düşünceleriniz varsa dinlemekten mutluluk duyarım.
Etiketler: yenibaşlayanlar
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Pazartesi, Kasım 06, 2006



0 Yorum
Yorum Gönder
<< Ana Sayfa